EĞİTİMSİZ VE DENEYİMSİZ KAZANILAN TEK MESLEK...

Her gün binlerce kadın ve erkek ilk kez karşılaştıkları ve hiçbir bilgi ya sahip

olmadıkları bir meslekle tanışıyorlar; anne – babalık.

Gerçekten de anne / babalık bilinen meslekler içinde en zor ve en çok sorumluluk isteyeni. Çünkü dünyadan habersiz; bakıma muhtaç ve savunmasız küçücük bir canlıdan, bilgili, birikim; ANNE – BABALIK sevgi dolu çevresine duyarlı, toplum bilincine sahip bir birey yetiştirmek belki de en zahmetli uğraş. Bizi zorlayan her meslekten, çok zorlandığımızda istifa edebiliriz. Anne – babalıktan istifa etmek ise olanaksız...

Anne baba olan bireyler yeni bir statü sahibi oluyorlar ancak, bu yeni statü için eğitim alan kaç kişi? Çok çok az... Peki bu yeni statü bizim diğer özelliklerimizle nasıl bir ilişki içine giriyor. Düşünün ki yaşamınızın tamamını kendinizden sorumlu olarak geçirmişsiniz birden yaşamınız alt üst oluyor ve her türlü kararı bir başkasını düşünerek almaya başlıyorsunuz. Bu gerçekten zor ürkütücü ve üstesinden gelmek için zamana ihtiyacınız olan bir durum.

Anne / baba olabilmek bizim kendi anne / babalarımızdan öğrendiklerimiz, çevremizden gözlemlediklerimiz ve kişilik özelliklerimizle bütünleştirerek gerçekleştirebileceğimiz bir olgu.

Ancak pek çok genç anne baba, birçok çelişki sıkıntı ve üzüntü yaşayabiliyor. Toplumca kişilere aktarılmış “iyi anne” modeli ve “iyi baba” modeline uyamayan pek çok anne / baba iyi anne ve iyi baba olmamaktan dolayı huzursuzluk duyuyor.

Örneğin “ideal anne” çocuğundan biran olsun ayrılmayan, onun tüm ihtiyaçlarını karşılayan, sorunlarını çözen, çocuğunun tüm sorunlarına karşı duyarlı, tüm yaşamını ona göre programlayan biri olarak aktarıldığında bunları gerçekleştiremeyen kadın kendini eksik, yetersiz bir anne olarak algılayabiliyor.

Değişen sosyal yaşam koşullarında çalışma hayatında daha fazla yer alan, üreten ve gelişen bir kadının yukarıdaki tanıma uyan bir anne olması mümkün mü? Elbette hayır. Kendini böyle bir anne olmam gerekiyor, duygusuna kaptıran bir kadının huzurlu ve mutlu olması da mümkün değildir.

Anne – babalık biranda kazanılan ve okulu olmayan (genel anlamda) en zor meslek olduğuna göre, bu mesleği de sosyal yaşamın değişen koşullarına göre algılamak ve buna uygun davranış beklentisi içine girmek herkes için en doğru davranış olacaktır.

Bugünün koşullarıyla 20 yıl önceki anne / baba olmaya çalışmak her açıdan sakıncalı ve hayal kırıklığı yaratacak bir durumdur.

Örneğin günde 11 saat çalışıp evine gelen bir bayan çocuğum okuldan geldiğinde evde olamıyorum, ona kek, poğaça pişiremiyorum diye üzülerek yaşama devam ederse, bir süre sonra ruh sağlığı zarar görür, daha gergin ve stresli olduğu için çocuğuyla geçireceği kısa süreyi de verimli kullanamaz.

Her zaman olduğu gibi yaşamda mutlu ve verimli olabilmek için geçmişe değil, geleceğe bakarak ve yaşadığımız anı değerlendirerek koşulların en iyi anne babalarını olmanız dileğiyle...

Copyright 2006© "Doruk Gelişim" Her hakkı saklıdır.
www.dorukgelisim.com bir Bora Döken tasarımıdır.