Dünkü yazımızda sınavların
yarattığı duygusal baskıdan söz etmiştik, bu durum
sınavların yaklaştığı şu günlerde yoğunlaşmaya
başladı.
Çocuk neden baskı hisseder? Çocuğun stres
altına girmesine yol açan farklı nedenler olmakla
beraber en önemli ve etkililerini irdelemek istiyorum.
Ailenin yaklaşımı baskı yaratan unsurların
başında geliyor. Aslında her anne baba yaptıklarını
çocuğunun iyiliği için yapar, bundan kimsenin şüphesi
yoktur. Ancak söylenen sözlerden çocukların aldığı
mesajlar bizim iletmek istediğimizden farklı olabiliyor.
Şöyle ki; “Kızım / oğlum aferin, bak ne güzel çalışıyorsun,
en iyi yerleri kazanacaksın bunu biliyorum.” Siz güven
tazelemek onun çalıştığın bildiğinizi vurgulamak için
bu sözleri söylerken, o şunu algılıyor. “Annem / babam
benden çok şey bekliyor ya kazanamazsam, onları hayal
kırıklığına uğratırsam.” Bu durumda çocuk girdiği
sınavlarda bile, ciddi ciddi heyecanlanıyor, ya kazanamazsam
psikolojisiyle gerçek performansını gösteremiyor.
İstediğimiz bu mu?
Aynı mesajı doğru olarak şöyle verebiliriz;
“Kızım / oğlum elinden geleni yaptığını biliyorum,
bu benim için yeterli” bu sözlerde çocuğu baskı altında
bırakacak hiçbir şey yok. “Çocuk anne / babasının
onun çabasını fark ettiğini ve bu kadarını yeterli
bulduğunu hissetti, mutlu oldu ve baskı altına girmedi
Aile, başka şekillerde de baskı yaratabilir, başka
çocuklarla karşılaştırma yapmak da en fazla baskı
yaratan durumlardan biridir. “Efe, oğlum çok az çalıyorsun
bak Ahmet beyin oğlu günde 6 saat çalışıyormuş.” Bu
durumda Efe’ nin var olan bütün hevesi, motivasyonu,
neşesi, keyfi kaçtı. Aldığı mesaj şu “Annem / babam
yeterli çalışmadığımı söylüyor, benim çalışmamı beğenmiyor
ya kazanamazsam? beni suçlar, bunu kafama kakar.”
Bu sözler korku dışında, beni neden o çocukla karşılaştırdı
diye “öfke – kızgınlık”, madem çalışmamı beğenmiyor
ben de çalışmam diye “küskünlük” de yaratabilir.
Görüldüğü gibi iyi niyetle söylenen bu
sözler nasıl ters etki yaratıyor, istediğimiz bu olmadığı
halde.
Aile, çocuğun potansiyelinin üstünde
bir hedef koyarak ve beklenti içine girerek de çocukta
baskı yaratabilir. Örneğin; “Mutlaka X Lisesini kazanmalısın
onun dışında okullar benim için kazanmak sayılmaz”
diyen bir ebeveyn bunu söylerken, bu çocuğun o okul
için kapasitesini iyi değerlendirmelidir. Kaldı ki
kapasitesi yeterli olduğu halde seçenek bırakılmadığı
için kaygılanan ve bu yüzden kazanamayan binlerce
öğrenci tanıyorum.
Elbette en iyi yeri hedeflemek iyidir
ama ulaşabilecek gücü olmayan biri için de gereksiz
bir baskıdır bu.
Çocuklarımız için iyi bir şey yapalım
derken onlara zarar vermeyelim. Öğrencilerde stres
yaratan nedenlere yarın devam etmek dileğiyle.