İYİLİK YAPALIM DERKEN... (2)

Çocuklarımızın okul sınavlarında ve özellikle Anadolu Lisesi, Üniversite sınavlarında stres altına girmesinin nedenlerini sorguluyorduk. Burada en önemli nedenlerden biri ailenin yanlış yaklaşımlar sergilemesi, örneğin çocuğuna güvendiğini ifade ederken yapılan yanlışlığın çocukta baskı unsuru oluşturabileceğini, başka çocuklarla yapılan karşılaştırmanın da baskı oluşturabileceğini ve çocuğun kapasitesi dikkate alınmadan yüksek hedefler koyulmasının stres altına girmelerine neden olduğuna dikkat çekmiştik.

Ailenin tutum ve tavırlarıyla ilgili olarak en çok dikkat etmesi gereken durumdan bir diğeri de kardeşler arası rekabet ilişkisidir. Pek çok anne baba abla ya da abinin başarısını kardeş için koz olarak kullanır ve onu güya daha fazla çalıştırmak için örnek gösterir. Anne baba olarak aslında hepimizin bildiği bir şey var ki, çocuklarımızın aynı özelliğe sahip olmadığıdır. Aynı anne babanın yetiştirdiği çocuklar pek çok yönleriyle birbirlerinden çok farklı, ayrı özelliklere sahiptir. Örneğin çocuklardan biri düzenli, diğeri çok savruk olabilir oysa anne babaların aynı, çocuklardan biri sokulgan, insan ilişkilerinde başarılı dışa dönük diğeri suskun, silik ve içe kapanık olabilir oysa anne babalar aynı... çocuklardan biri sorumluluk sahibi günü gününe çalışan, düzenli diğeri zorla ders başına oturtulan, bağırış çağırış ders çalışan biri oysa anne babaları aynı.

Çok kısaca ayrımladığımız bu farklılıklardan sonra nasıl olur da biz “bak ablan ne kadar çok çalışıyor ve ne güzel bir okul kazandı, bu çalışmayla senden hiçbir şey olmaz” diyebiliriz. Kimi insan 30dk’ da bir diğerinin 2 saatte öğrendiğini öğrenebilir, pek çok zeki çocuk derste çok iyi dinleyerek çok az ders dışı çalışmayla başarılı olabilir.

Biz çocuğumuzun daha iyi olmasını istediğimiz ve daha çok çalışmasını sağlamak için örnek gösterip onun gibi olmasını istediğimiz abi / abla ilişkisini zedelediğimizin farkında mıyız? Evet niyetimiz iyi, çocuğumuz çok çalışsın istiyoruz, çok iyi puanlar alsın istiyoruz bunu sağlamak için de abla / abiyi kullanıyoruz. Yaptığımız bu değil mi? Sonuçta abla / abisine dişbileyen, düşmanca duygular besleyen, zaten var olan sorunlara bir de bunu ekleyerek iki kardeşin iyi geçinmesini bekliyoruz. İstediğimizin imkansız olduğunu görebiliyor musunuz?

Sonuçta hem çocuğumuz daha fazla çalışmıyor. Çünkü abi ya da ablasıyla karşılaştırıldığı için öfkeleniyor, kızıyor vb. duygular içinde oluyor hem de aile içi barışı bozacak zedeleyecek ortamlar oluşuyor.

Hiç kimsenin kazançlı olmadığı bu kısır döngüden çıkmak her açıdan yararlı olacaktır.

Yapılması gereken çocukların birbirinden farklı olduklarını kabul etmek. Bunu söyleyerek değil davranışımızda göstererek kabul etmek ve çocuklarımızı harekete geçirebilmek için daha yaratıcı fikirler üretmek gerekir. İki kişiyi birbirine düşürmek çok kolay bulunacak bir yol. Zor olan harekete geçirmeye çalıştığımız çocuğumuzu özelliklerine uygun onun kişiliğini zedelemeyecek ve kimseyle ilişkisini bozmayacak yöntemler geliştirmektir. “Sen aptalsın zaten, yapamayacağını biliyorum” demek herkesin yapabileceği bir şeydir. Ama çocuğun özelliklerini dikkate alarak çıkış noktaları bulmak ve amaca ulaşmak zordur. Bu noktada dışarıdan bir yardım beklemek, boşunadır. Her anne baba çocuğu için çok yaratıcı ve özverili olabilir. Siz yeter ki kolaya kaçmayı denemeyin. Her şey için olduğu gibi bu konuda da içimizdeki potansiyelin ne kadar büyük olduğunu keşfetmemiz dileğiyle.

Copyright 2006© "Doruk Gelişim" Her hakkı saklıdır.
www.dorukgelisim.com bir Bora Döken tasarımıdır.