Öğrencilerde stres yaratan nedenleri
irdelemeye devam ediyoruz.
Anne babaların yanlış tutum ve tavırlarından
biri de çocuklardan hep daha fazlasını istemeleridir.
Yaşamda gelişme ve ilerleme her zaman hep daha fazlasını
istemekten kaynaklanır ancak, söz konusu olan çocuklar
ve gençler olduğunda daha kontrollü ve tutarlı olmak
zorundayız. Bu durumda olan çocuklarımız ve gençlerimiz
konumları gereği durumları farklı algılayabilir.
Örneğin; çocuğunuz sınavdan kendince
iyi bir not alıyor, sevinçle eve geliyor ve sizle
paylaşıyor siz de ona “Aferin ama bir dahaki sefere
daha yüksek not al” diyorsunuz, aynı durumu size çevirelim.
Akşam yemeği için yemek pişirdiniz, güzelde
olmuş, eşiniz diyor ki “İyi, iyi ama bir dahaki sefere
salçasını fazla koy ya da yağını az koy.” Bu durumda
hissettiğiniz ne olur? Hissettiklerinizin aynısını,
bizim sözlerimizden sonra çocuğumuz da hissediyor...
Gösterilen bir çabadan sonra elde edilen
şey ne olursa olsun değerlidir. Karşımızdaki onu değersiz
kılarsa hem kırılırız hem hayal kırıklığına uğrarız,
hem de karşımızdakine karşı olumsuz duygular geliştiririz.
Biraz önce görüştüğüm öğrencimin tam
da böyle bir sorunu vardı, annesi aldığı hiçbir notu
yeterli bulmuyordu. Böyle olduğunda ne hissediyorsun
diye sorduğumda “Sinirleniyorum, hırslanıyorum, hırsla
çalışırken bir süre sonra “nasılsa yine beğenmeyecek
boş ver diyorum” dedi.
Taktir edilmek her insanın hoşuna giden
ve her insanı duygusal olarak besleyen bir durumdur.
Takdir etmek iyi bir motivasyon unsurudur.
Yapmamız gereken çocuğumuzun elde ettiği
sonucu takdir etmek, bu konudaki gayretinden dolayı
kutlamak olmalıdır. Eğer çalışmasını ve gayretini
yeterli görmüyorsanız farklı bir zamanda da, çalışma
performansını arttırması konusunda konuşabilirsiniz.
Unutmamanız gereken bir başka şey de
çocuğumuzun daha başarılı, daha yüksek not alan bir
çocuk olmasından daha önemli olan fiziksel ve duygusal
yönden sağlıklı, mutlu, üretken, sosyal yönde gelişmiş
bir birey olmasıdır.
Hep daha fazlasını isteyerek, onun mutsuz,
sıkıntılı, sinirli, öfkeli, ilişkileri zayıf, sosyal
yaşamdan uzak bir birey olmasına yol açabileceğimizi
bunun da hayatta en son istediğimiz şey olduğunu unutmayalım.
Daha fazlasını isterken hayattaki en
değerli varlığımızın zarar görmemesi dileğiyle.