SEN Mİ? BEN Mİ?

İletişim insanlar arasıilişki ürünüdür ve kaçınılmazdır. Yaşadığımız sürece diğer insanlarla sürekli iletişim halinde olacağız. Doğru anlaşılmamız ve sorunsuz yaşamamız iletişim gücümüzce bağlı .

“Ne laf anlamaz çocuksun?” “Ne kadar kabasın bunu her zaman yapıyorsun?” “Yeter artık bitmek tükenmek bilmeyen isteklerinden bıktım” gibi cümleleri kurduğumuz olur. Bir düşünün bu cümleler kiminle ilgili?

“-Karşımızdakiyle” bu durumda mesajlarımız “sen” odaklı oluyor ve “sen şöylesin, sen böylesin,sen şusun” gibi. Bunu duyan kişi yada çocuk “çok teşekkür ederim, beni uyardığın için bir daha tekrarlamayacağım” mı der, yoksa “sende şöylesin, sen kendine bak” mi der?

İnsan psikolojisi kolayca savunma psikolojisi üretir ve o da hemen karşıda bir kusur bulur ve suçlar. Peki olan ne? Sorun görülür mü, çözülür mü? Çocuk hatasını fark eder mi? Tabi ki hayır. Biz sorun çözmek ya da olumsuz bir durumu düzeltmek için çaba harcadığımıza göre, doğru yolda değiliz.

O halde yapmanız gereken şey nedir? Suçlayıcı ve karşımızdaki hedef alan sözler yerine çocuğumuzun o davranışının biz de yarattığı duyguları ifade etmeliyiz.

“Telefonda konuşurken araya girmenden hoşlanmıyorum”
“Konuşma tarzın hoşuma gitmiyor.”
“Elektrikleri boşa harcaman beni rahatsız ediyor.”
“Hırçın davranışlarından üzüntü duyuyorum”

Bu ifadeler tamamen bizimle ilgili, bu durumdan “Ben” odaklı konuşmuş oluyoruz. Ve bu noktada suçlanan, hedef alınan ve dolayısıyla da savunma durumunda kalan olmuyor.

Bu konuşma şekli daha uzlaşıcı daha sorunsuz ve iletişimi engellemeyen bir konuşma şeklidir.

Bu yaklaşım çocukla ebeveynler arasında, daha olumlu ilişkilerin sürmesine ve ilişkilerin zedelenmemesine yardım eder.

Özetlersek; “Sen mesajı” yerine “Ben mesajı”yla kendi duygularımızı dışa vurmalı ve paylaşmalıyız.

Tüm sevgileri ve güzellikleri başta sevdiklerinizle, çocuklarınızla olmak koşuluyla paylaşmanız dileğiyle.

Copyright 2006© "Doruk Gelişim" Her hakkı saklıdır.
www.dorukgelisim.com bir Bora Döken tasarımıdır.